Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Hz. İbrahim’in Allah’ı Arama Öyküsü

Hz. İbrahim’in babası putları yontarak geçimini sağlardı. Büyüdükçe her şeyi sorgulamaya başladı. Putların odundan yontulduğunu görüp nasıl ilah olabileceğini düşündü. Bir gece hayatı boyunca aradığı soruya cevap vermek için düşündü.

Gökyüzünde parlak bir yıldız gördü gözleri, buldum dedi rabbimi buldum, diyerek sevince boğuldu. Sevinci uzun sürmedi. Yıldıza seslendi hiçbir cevap alamayınca üzüldü.

Hz. İbrahim Allah’ı aramaya devam etti. Dolunay vakti gökyüzünde ayı gördü. Ayı doğarken görünce, işte rabbim” dedi. Ay da batınca “Andolsun ki, rabbim bana doğru yolu göstermezse bende sapıklardan olurum” dedi.

Gün aydınlandığında güneşi gördü. Bu seferde güneşi rabbi sandı, güneş battığında yanıldığını anladı.

Alacakaranlıkta dizlerinin üzerine çökmüş düşünüyordu. Ne yıldız, ne ay, ne de güneş Allah olamazdı. Yüreği de aklı da aydınlanmıştı. Eve giderek babasını Allah yoluna davet etmiştir. Bir gece yarısı eline aldığı baltayla tüm putları parçalamıştır. Babil hükümdarı Nemrudun huzuruna çıkarıldı. Putların Allah olmadığını iddia etti. Nemrut cellatlarına seslenerek ateşlere atın dedi. Devasa ateş yakıldı, içine atılan Hz. İbrahim ateşten hiç etkilenmedi. Yeri göğü yaratan Allah “Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve esenlik ol diye emreder” Hz. İbrahim’e zarar vermedi. Babil hükümdarı Nemrut korkarak şeytan olduğunu iddia etmişlerdir. Babil kavmi korkarak kaçmak istemiştir ama Allah’ın gazabından hiç biri kaçamamıştır.